6 Mayıs 2012 Pazar

Medeni Hukuk - Aile HukukuVESAYET
Tanımı: Velayet altında bulunmayan küçüklerin, öte yandan çeşitli sebepler yüzünden kendi kendilerini ve mallarını yönetmekten aciz ergin kişilerin kendilerini ve mallarını korumaya ve onları temsil etmeye yönelik olan kuruma vesayet denir.
Vesayet İle Velayet Arasındaki Farklar
1. Velayet doğrudan doğruya hısımlığa dayanan ve kural olarak doğumla birlikte kendiliğinden doğan bir özel hukuk kurumudur.Oysa vesayet, Medeni Kanunda belirtilen sebep ve hallerin bulunması durumunda mahkeme kararı ile kurulan ve temelde kamu hukukuna giren bir kurumdur,velayet gibi kendiliğinden doğmaz.
2. Velayet kural olarak küçük çocuklar,istisnaen de kısıtlanmış ergin çocukların korunmasına ilişkindir.Oysa vesayet kural olarak kısıtlanmış ergin kişilerin,istisnaen de velayet altında bulunmayan küçüklerin korunmasına ilişkindir.
3. Velayet hakkı sadece ana ve babaya tanınmıştır; onların dışındaki hiç kimse veli olamaz.Oysa vesayette kanunda belirtilen şartlara sahip bulunan herkes vasi olarak atanabilir.
4. Velayet altında bulunan çocukların kendilerinin korunması konusunda velilere yükletilen görevler vesayette vasilere verilen görevlerden kapsam itibariyle daha geniştir.
5. Velayette veliler çocuğun bakımı,yetiştirilmesi,eğitim ve öğrenimi için gerekli giderleri bizzat karşılamakla yükümlü iken, vesayette vasilerin böyle bir yükümlülüğü yoktur; giderler vesayet altındaki kişinin kendi imkanlarıyla karşılanır.
6. Velayette velilerin çocuğun mallarını kullanma hakları vardır.Oysa vesayette vasilerin böyle bir hakkı yoktur.
7. Veliler kural olarak çocuğun mallarının yönetiminde hesap ve güvence zorunda değildirler.Oysa vesayette vasiler, vesayet altındaki kişinin mallarının defterini tutmakla yükümlü oldukları gibi aynı zaman zaman bu konuda rapor düzenleyerek vesayet makamına hesap vermekle yükümlüdürler
8. Velayette veliler çocuğun yasal temsilcisi olarak onun adına hukuki işlemler yaparken kural olarak işlemi yapmadan önce hakimden izin almak zorunda olmadıkları halde,vesayette vasiler Medeni Kanun madde 405 ve 406. maddelerde belirtilen hukuki işlemleri yapmadan önce vesayet ve ya hem vesayet hem de vesayet makamından izin almak zorundadırlar.
9. Vesayette vesayet makamının vasiler üzerinde kontrol hakkı bulunduğu halde, velayette veliler üzerinde böyle bir hakkı yoktur.
10 .Velayette veliler çocuğun mallarıyla ilgili işlemlerde onun oyunu almak zorunda değildirler.Oysa vesayette vasiler ayırt etme gücüne sahip ve en az 16 yaşında bulunan vesayet altındaki kişinin oyunu alırlar.
11.Velayette velilerin velayet görevini yerine getirmelerinin karşılı olarak bir ücret alma hakları olmadığı halde,vesayette vasilerin ücret hakkı vardır.
12. Velayette çocuğun gelirinin kendi geçim ve eğitimi için harcanandan fazlası,aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere veliler tarafından sarf edilebilir.Oysa vesayette vesayet altındaki kişinin gelirlerinin fazlası vasilere ait olmaz.
13. Velayette velilerin velayet hakkından önceden feragat etmeleri mümkün olmadığı gibi,istifa etmeleri de söz konusu olamaz,Oysa ki vesayette vasi atananın şartlar uygunsa vasiliği kabulden kaçınma hakkı olduğu gibi bazı hallerde istifa etmesi mümkündür.
Vesayetin Türleri
1-) Kamu Vesayeti
İşlevi itibariyle vesayet, bir kamu kurumudur.Zira vasiyi atama,kontrol ve denetleme görev ve yetkisi devlet organları olan mahkemelere aittir.Aynı şekilde vasi de vesayet altındaki kişiye karşı devletin kendisine tanıdığı yetkileri kullanır ve gerektiğinde onu bir çok fiil ve davranışlardan menedebilir.
2-) Aile Vesayeti ( Özel Vesayet)
Aile vesayetimde durum farklıdır.Burada başlıca rol ailedir.Devletin rolü ikinci derecede kalmaktadır.Nitekim vasinin atanması,vesayetin yönetimi ve vasiye izin verme gibi işlemler mahkemeye değil,hısımlardan meydana gelmiş olan aile meclisine aittir.
Vesayet Organları
Kamu Vesayeti
Türk Hukukunda aslolan kamu vesayetidir.Kamu vesayeti, vesayet daireleri tarafından yürütülür.
1-) Vesayet Daireleri
Vesayet daireleri,kamu vesayetinin resmi organlarıdır.Bunlar da vesayet makamı ile denetim makamından ibarettir.Medeni Kanuna göre vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi ; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.

2-) Vasi Ve Kayyım
Vesayet organları sadece vesayet dairelerinden ibaret değildir; bunlara vasi ve kayyım da dahildir.Vasi ve kayyımlar,vesayet makamı tarafından atanırlar ve vesayet asıl bunlar tarafından yürütülür.
A-) Vasi
Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kendilerine özen göstermek,malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onları temsil etme üzere vesayet makamı tarafından atanan bir vesayet organıdır.
B-) Kayyım
Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için vesayet makamı tarafından atanan bir vesayet organıdır.
Özel Vesayet ( Aile Vesayeti )
Özel vesayet ya da aile vesayetini kamu vesayetinden ayıran özellik,kamu vesayetindeki vesayet makamının, yani sulh hukuk mahkemesinin yerini özel vesayette aile meclisinin almasıdır.Vesayet makamının hak ve görevleri ile sorumlulukları özel vesayette aile meclisine geçer.
1-) Şartları
A-) İstemde Bulunmuş Olma
Özel vesayetin kurulabilmesi, vesayet altındaki kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemde bulunmasına bağlıdır.Böyle bir istem olmadan denetim makamı kendiliğinden özel vesayetin kurulmasını emredemez.İstem mutlaka yakın hısımlar veya bir yakın hısım ile eşi tarafından denetim makamına yapılmalıdır.
B-) Bir Menfaatin Bulunması
Vesayet altındaki kişinin menfaati özel vesayetin kurulmasını haklı göstermelidir.Bir işletmenin,bir ortaklığın veya benzeri işlerin sürdürülmesi özel vesayetin kurulmasını gerektirmelidir.
C-) Güvence Verilmiş Olması
Aile meclisine seçilen üyeler,görevlerini gereği gibi dürüst bir şekilde yerine getireceklerine dair bir güvence vermelidirler.
D-) Denetim Makamının Kararı
Özel vesayetin kurulabilmesi için yukarıda belirtilen üç şarttan başka ayrıca denetim makamının kuruluşa karar vermesi de gerekir.Kararı verecek denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.Mahkeme karar vermeden önce özel vesayetin kurulabilmesi için gerekli olan şartların tamam olup olmadığını araştırmalıdır.
2-) Şartları
Özel vesayetin kurulması halinde vesayet makamının(sulh hukuk mahkemesinin) yerini aile meclisi alır.
A-) Kuruluşu
Aile meclisi, vesayet altındaki kişinin vasi olmaya ehil en az 3 hısımından kurulur.Aile meclisini oluşturacak olan üyeler denetim makamı tarafından atanır.Vesayet altındaki kişinin eşi de aile meclisine üye olabilir.
B-) Süresi
Aile meclisinin görev süre dört yıldır.Dört yıllık süre sona erince meclisin tekrar oluşturulması gerekir.Eski üyelerin yeniden seçilmelerinde bir engel yoktur.
C-) Hak Ve Görevleri
Kamu vesayetindeki vesayet makamının , yani sulh mahkemesinin bütün hak ve görevleri özel vesayette aile meclisine geçer.Böylece vasiyi atama,vesayet makamının iznine tabi işlemlere izin verme,vasinin belli zamanlarda vereceği rapor ve hesap inceleme vs gibi işler aile meclisinin görev ve yetkileri arasındadır.
3-) Sona Ermesi
Aile meclisi görevini yapmadığı veya vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde,denetim makamı her zaman aile meclisini değiştirebileceği gibi,özel vesayeti de sona erdirebilir.Özel vesayete son verilince,onun yerine kamu vesayeti kurulur ve aile meclisine geçmiş olan hak ve görevler tekrar vesayet makamına yani sulh hukuk mahkemesine geçer.
Vesayeti Gerektiren Haller
1-) KüçüklükBir küçüğün ana ve babasının her ikisi de ölmüş veya her ikisinin de gaipliğine karar verilmiş yahutta velayet hakkı mahkeme kararıyla her ikisinden de kaldırılmış bulunuyorsa bu durumlarda küçük artık velayet altında bulunmayan küçük durumuna girmiş olur.Evlilik dışı doğmuş bir çocuğun velayeti anaya ait olur.Fakat ana küçük,kısıtlı veya ölmüş ise ya da velayet kendisinden alınmış bulunuyorsa hakim,çocuğun menfaatine göre ya onu vesayet altına alıp atayacağı bir vasinin korumasına bırakır ya da velayeti babaya verir.

2-) Kısıtlama
Kısıtlama kanunda belirtilmiş sebeplerden biri dolayısıyla korunup kollanmaları gereken ergin kişilerin fiil ehliyetlerinin mahkeme kararıyla kısmen sınırlandırılmasıdır.Medeni Kanunda sayıca sınırlı sayılmış olarak sayılmış bulunan sebeplerden dolayı kendi menfaatlerini bizzat kollayamayan ergin kimseler koruma maksadıyla kısıtlanır.Bu durumda kendilerine bir vasi atanır veya ana – baba sağsa onların velayeti altına konulurlar.Hakkında kısıtlama sebebi olan ergin evladın vesayet altına konulmak yerine velayet altında bırakılabilmesi için ,ana ve babasının veya onlardan birinin hayatta olması gerekir.Aksi halde kısıtlanarak vesayet altına alınıp kendisine bir vasi atanır.Kısıtlama,ergin bir kişinin fiil ehliyetinin mahkemece sınırlandırılması demektir.
Kısıtlama Sebepleri
A-) Akıl Hastalığı Veya Akıl Zayıflığı
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
Bu kişilerin kısıtlanabilmesi için kendi işlerini görmekten aciz olmaları veya korunmaları ve bakımları için sürekli yardıma muhtaç bulunmaları yahutta başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmakta olmaları lazımdır.Bu şartlardan biri olmadıkça kısıtlamadan söz edilemez.
B-) Savurganlık, Alkol Veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı,Kötü Yaşama Tarzı,Kötü Yönetim
Savurganlığı,alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ,kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
C-) Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza
Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.
Hapis cezasına mahkum edilmiş olan ergin bir kimse,mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte kendiliğinden vesayet altına girmiş olmaz.Bu kişinin vesayet altına konulması için,vesayet makamınca hakkında kısıtlama kararı verilmiş olması gerekir.
D-) İstek Üzerine Kısıtlama
Yaşlılığı,sakatlığı,deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektirdiği gibi yerine yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.
Yargılama Usulü Ve Yetki
A-) Yargılama Usulü
1-) Kısıtlanacak Kişinin Dinlenmesi
Savurganlık,alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ,kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetim sebeplerinden biriyle veya istek üzerine kısıtlanmaya ancak kişinin dinlenmesinden sonra karar verilir.
2-) Bilirkişiye Başvurulması
Bir kimsenin akıl hastalığı veya zayıflığı sebebiyle kısıtlanmasına ancak resmi sağlık kurulu raporuna dayanarak karar verilir.
3-) Kısıtlama Kararının İlan Edilmesi
Vesayet makamının vermiş olduğu kısıtlama kararı,kesinleştikten hemen sonra kısıtlının yerleşim yerinde, hem de nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
Kısıtlamanın hükümleri iyiniyetli üçüncü kişileri ilan tarihinden itibaren etkilemeye başlar.
B-) Yetki
Kısıtlama kararını vermeye yetkili vesayet makamı,kısıtlının yerleşim yerindeki sulh mahkemesidir.
Vasinin Atanması
1-) Vasinin Kişiliği
Ehliyet Ve Engeller
A-) Ehliyet
Vesayet makamı bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.Yani vasiliğe atanmanın iki şartı vardır ; Bunlardan biri vasilik görevini görmeye yetenekli olmak, diğeri ise ergin olmaktır.
B-) Engeller
Vasiliğe atanmak için ehliyet şartlarının (vasilik görevini görmeye yetenekli olmak, diğeri ise ergin olmak) yanı sıra bazı engellerinde olmaması gerekir.Bu engeller şunlardır :
1-) Kısıtlılar
2-) Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler
3-) Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında bir düşmanlık bulunanlar

4-) İlgili vesayet daireleri hakimi
Vasi Atanmasında Dikkate Alınacak İstekler Ve Öncelik Hakkı
A-) İstekler
Vesayet makamı,vasiyi atarken mümkün olduğu ölçüde vesayet altına konulan kişinin ya da ana veya babasının isteklerini dikkate alacaktır.Medeni Kanun madde 415’de haklı sebepler engel olmadıkça,vasiliğe vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır denilmektedir.
B-) Öncelik Hakkı
Kanunumuz vasiliğe atanmada vesayet altına konulan kişinin eşine ve yakınlarına öncelik hakkı tanımıştır.
Vasiliği Kabul Yükümlülüğü
Vesayet altına konulan kişinin hısımları ile eşi özür bildirme hakları bulunmadıkça her halde vasilik görevini kabul etmekle yükümlüdürler.
Vasiliği kabul yükümlülüğü sadece kamu vesayeti için öngörülmüştür.Özel vesayette aile meclisinin atadığı vasinin bu görevi kabul yükümlülüğü yoktur.
Vasilikten Kaçınma Hakkı
Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilir.
1-) Altmış yaşını doldurmuş olanlar
2-) Bedensel özürleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar
3-) Dörtten çok çocuğun velisi olanlar
4-) Üzerinde vasilik görevi olanlar
5-) Cumhurbaşkanı,TBMM ve Bakanlar Kurulu üyeleri,hakim ve savcılık mesleği mensupları
Atama Usulü
A-) Yetki Ve Görev
Vasinin atanmasında yetkili ve görevli mahkeme,küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet makamıdır.Özel vesayette vasiyi atama yetkisi aile meclisine aittir.
B-) Atama
Vesayet makamı,vasi atanmasını gerektiren hallerde gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.
Vasilik süresi kural olarak 2 yıldır.Vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.Bu sürenin bir defa uzatılması sonunda yani 4 yıl dolunca vasi,vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
C-) Vasilikten Kaçınma Ve İtiraz Hakkı
Vasiliğe atanan kişi,atamanın kendisine tebliğ edildiği günden itibaren 10 gün içinde kanunda sayılmış olan sebeplerden biriyle vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
İlgili olan herkes vasinin atandığını öğrendiği günden itibaren 10 gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek atama kararına itiraz edebilir.
D-) Kaçınma Bildiriminin Veya İtirazın Karara Bağlanması
Vesayet makamı vasilikten kaçınma bildirimini veya itirazı inceler, yerinde görürse, yani haklı sebep bularak kabul ederse yeniden bir başkasını vasi atar;yerinde görmezse, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.
Kaçınma bildiriminde bulunma veya itiraz etmiş olma,atanmış olan vasinin görevine başlamasını veya göreve devam etmesini önlemez.Vasiliğe atanan kimse,vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür
KAYYIMLIK
Genel Olarak
Kayyım da vasi gibi, vesayet organlarından biridir.Ancak kayyımlığın fonksiyonu vasilikten farklıdır.Vasi vesayet altındaki kimsenin hem kendisi gözetmek, hem de malvarlığını yönetmek ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek üzere atanır.Kayyım ise sadece belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için görevlendirilir.
Kayyım atanmış olması,temsil edilecek veya işi görülecek olan kişinin fiil ehliyetinin sınırlanması sonucunu doğurmaz.
Vasini aksine kayyım,sadece kendisine verilen işi görmek veya belli bir malı veya malvarlığını yönetmekle görevlidir.Bunu dışındaki işleri yapamayacağı gibi,temsil konusu olan belli olayın dışında kendisine atanmış olduğu kişinin genel temsil yetkisine sahip yasal temsilci durumunda değildir.
Türleri
1-) Temsil Kayyımlığı
2-) Yönetim Kayyımlığı
3-) İsteğe Bağlı Kayyımlık


1-) Temsil Kayyımlığı
Eğer kayyım,bir kimsenin belli bir işini görmek,belli bir işte kayyım atandığı gerçek veya tüzel kişiyi temsil etmek üzere görevlendirilmiş ise, buna temsil kayyımlığı deriz.
• Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atacak durumda değilse
• Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa
• Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa
Temsil kayyımı atanır.
Bunların dışında
Çocuk ile ana ve baba arasında yapılacak borç altına sokucu işlemlerde çocuğu temsil etmek üzere,ana ve babanın çocuğun mallarına zarar vermeleri halinde malları yönetmek üzere,evlilik dışı doğan çocuğun menfaatlerini korumaz üzere, soybağının reddinde,babalık davasında, çocuğu temsil etmek üzere de temsil kayyımı atanır.
2-) Yönetim Kayyımlığı
Eğer kayyım,herhangi bir kimse tarafından yönetilemeyen,yani yönetimsiz mallar için gerekli önlemleri almak üzere atanmış ise buna da yönetim kayyımlığı diyoruz.
Yönetim kayyımı atanmasını gerektiren haller :
• Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinmezse
• Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber,bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa
• Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya cenin menfaatleri gerekli kılarsa
• Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
• Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme ve harcama yolu sağlanmamışsa
3-) İsteğe Bağlı Kayyımlık
İstek üzerine kısıtlama sebeplerinin bulunması halinde,hakkında bu sebepler söz konusu olan ergin kişinin istemi üzerine bir kayyım atanabilir.Bu kayyımlık türü isteğe bağlı kayyımlık olarak isimlendirilir.
Kayyımlığın Sona Ermesi
• Temsil kayyımlığı,kayyımın yapmakla görevlendirildiği belirli işin veya işlerin bitirilmesiyle kendiliğinden sona erer.
• Yönetim kayyımlığı ise, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortada kalkmasıyla veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer
YASAL DANIŞMANLIK
Genel Olarak
Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen kişiye bazı işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır.Bu kişiler fiil ehliyetleri itibariyle sınırlı ehliyetliler kategorisine girerler.
Türleri
1-) Oy Danışmanlığı
2-) Yönetim Danışmanlığı
3-) Tam Danışmanlık
1-) Oy Danışmanlığı
Danışman kanunda sayılmış olan işlerde görüşü alınmak üzere atanmış ise buna oy danışmanlığı deriz.Kanunda sayılmış olan ve kendisine danışman atanmış bulunan kişi tarafından yapılan işlemlerin geçerli olabilmesi için, danışmanın işlemler yapılmadan önce olumlu görüş bildirmesi veya bunlara sonradan onama vermesi şarttır.Aksi halde yapılmış işlem askıdadır,yani tek taraflı bağlamazlık yaptırımına tabidir.
Danışmanın görevi kanunda belirtilmiş olan işlemlerin yapılması sırasında oyunu açıklamak,yani sınırlı ehliyetlinin bunları yapıp yapmaması hususunda olumlu veya olumsuz görüşünü bildirmektir.
Yasal danışmanın görüşünü bildireceği işlemler şunlardır.
1-) Dava açma ve sulh olma
2-) Taşınmazların alımı,satımı rehnedilmesi ve bunların üzerinde örneğin
intifa hakkı,kaynak hakkı,üst hakkı gibi başka bir ayni hak kurulması
3-)Kıymetli evrakın alımı,satımı ve rehnedilmesi
4-) Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri

5-)Ödünç verme ve alma
6-) Ana parayı alma
7-) Bağışlama ( bağış yapma )
8-) Kefil olma
2-) Yönetim Danışmanlığı
Eğer vesayet makamı,kendisine yasal danışman atanan kişiyi geliri dışındaki malvarlığını yönetme yetkisinden yoksun bırakıyorsa,bu halde yasal danışman artık bir yönetim danışmadır.Kendisine danışman olarak atandığı kişinin malvarlığı yönetimi için gerekli olan her türlü işlemleri onun adına bizzat yapar.
Kendisine yönetim danışmanı atanmış olan kişinin fiil ehliyeti,oy danışmanı atanmış olanınkinden daha çok sınırlandırılmıştır.Çünkü bu kişi artık malvarlığının yönetimiyle ilgili işlemleri bizzat yapamaz sadece gelirinde dilediği gibi tasarruf edebilir.
3-) Tam Danışmanlık
Yasal danışmanın hem oy danışmanı hem de yönetim danışmanı olarak atanabildiği duruma tam danışmanlık denir.
Yasal Danışmanlığın Sona Ermesi
Yasal danışmalık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder